zzzzz's profilesusiiiii :)PhotosBlogLists Tools Help
EmRe AyDıNN__

ZuHaL

zzzzz

susiiiii :)

kimyasal formülüm yok... hücrelerim aksak... soru işaretiyim ben... acı çekerken gülen, gülerken acı çekenim... olgun bir çocuk, çocukça bir olgun, ne var ne yokum ben... iyi degilim... zorum... saçmayım.... iste ben buyum...!!

Bensiz Bir Ben

 

bir gün birinin yüzüne tükürmek istersem o herhalde kendi yüzüm olurdu !
başkalarını suçlayamazdım dengesizliklerim için yanlış aldığım kararlar için ya da herkese saf saf güvenip inandığım için …
kendimi önce çözebilmeliydim başkalarını çözebilmek için …
neden kızarsınız ki bana anlamam, neden küsersiniz, neden sessizce gidersiniz?
boşuna kürek çektiğim yılları telafi edemedim ki ben, daha başkalarının derinlerine demir atayım, yaralarını sarayım, orda kalıp konaklayım …
sığınacak bi liman bulamadım ki savrulmaktan kurtulayım, bağlanıp bi yerde kalayım …
zaten aldığım vuruklardan, çatlayan dudaklarımdan akıtacak sözüm kalmadı artık anlatacak gücüm kalmadı kabul ettirecek takatimse hiç yok
beni yanlış gösteren kendime …
ben önce kendimi aşamadım karanlıklarıma hapsoldum
kalıntılarımın altında ezildim çığlıklarımı sadece kendime dinlettim …
boyun eğmekten boynum biraz bükük kaldı …
aldığım darbeler beni on yıl öteye attı …
sonunda hep kendimle kaldım …
hayat törpüledi kırıklarımı,
nasır tuttu artık kanayan yaralarım …
ama ne değişti ?
yine aynı başlangıçlar aynı bitişler …
ama ben çok şey öğrendim, bi tek ben çok değiştim
peki neden etrafımdakilerin biri bile değişmedi benim için ?
fedakârlık herkes yapar yada yaptığını sanar
ama asıl benimkiydi gerçek olan kendimden vazgeçtim ben kendimden !
doğrularımdan, çıkarlarımdan, arayıpta bulamadıklarımdan …
benden vazgeçtim ben benden !
artık bi anlamı kalmadı gerçi tekrarlamaların …
yaşadıklarımı bi daha yaşamayaysa hiç gereksinim duymuyorum …
şimdi yeni arayışlar içindeyim …
kendimi arıyorum gören varsa titretsin !
sadece msnimdeki sahte pencerelerin 0.0 şiddetindeki sarsıntılarından bahsetmiyorum
kalbimin acılarını, sevinçlerini, haykırışlarını, göz yaşlarını tekrar canlandıracak büyük depremlere ihtiyacım var !!!
bide beni göçük altından çekip çıkaracak bir kurtarıcıya …
n’olur çabuk gel yanıma, nefesim tükeniyo sensiz aldığım her solukta …

beni bütünde aramayın, satırların sözcüklerin arasına sakladım kendimi …
kimse bulamasın, daha fazla silemesin diye çabalarım …

 

blöf yaptım :)

  

ÖLÜR MÜYDÜN SANKİ SEVSEN BENİ....


Yaşadığımdan emin değilim. Gittiğinden eminim ama bak,seni özlediğimden eminim.
Yirmi beş yaşında bir hayal kırıklığı olduğumdan hiç şüphem yok mesela.
Beceriksizliğimden, yalnızlığımdan, bu şehri sevmediğimden, düzensizliğimden, yorgunluğumdan, huysuzluğumdan, baltalarınızdan birine sap olmamışlığımdan hatta olamayacak olmamdan, kırgınlığımdan, bir gün bana ayrılan sürenin sonuna geleceğimden her tavşan kesildiğimde dünyanın dağ olma vaziyetinden filan eminim.
Örnekleri çoğaltabilirim.Örnekleri çoğaltabileceğimden eminim.

Birileri namusum üzerine yemin edecek,


Ölür müydün sanki sevsen beni.


Günlerdir doğru dürüst uyuyamıyorum.Ellerim parçalanıyor ne zaman yazmayı denesem.Ağzım artık daha bozuk.
Her tarafta pis bir koku;nefes alamıyorum.
Çok bekledim seni.Her halimle,her yerimle bekledim.
Yetkiler verdim kendime;tuttum seni affettim.
Aramanı bile bekledim bazen.Ağır küfürlerle örtbas ettim sonra aramayışlarını.Bunca zaman aramayışlarını biriktirdim.
Seni bekledim ben çünkü
Seni bekledim.
İçtim..içtim..içtim...
Kustum.
En çok giderken bıraktığın kelimeleri kustum.Sanat filan dedi bazısı o kelimelere bazısı bunlardan bi bok olmaz dedi.
Senin önemsediğin kadar önemsemedim ben o kelimeleri,senin danışma gruplarının önemsediği kadar önemsemedim.
Kustum..kustum..kustum.
İçtim.

Ellerimle yaptığım cam evim kırılacak,


Ölür müydün sanki sevsen beni.


içimden geç
içimi sil
artık özlemek istemiyorum.


Neye el atsam piç ediyorum.
Yine de fiyakalı durumlar peşindeyim hep.
En sert içkileri kaçırıyorum soluk boruma bilerek.Her yıl ilkokula başlıyorum.Her gün yeni bir krallık kurup öldürüyorum kralını gece yarısına doğru.
Uzatmaya gerek yok;sen olmayınca yapamıyorum.

Yokluğun gümüş tepside intihar sunacak,


Ölür müydün sanki sevsen beni.

                        EA

608

 
senin için yalnız bıraktım kendimi.
neşterden bozma bir tahterevalli üzerindeyim de
kimseyle oynamak istemiyorum sanki
kimse yok karşımda
buna rağmen yerde karşımdaki oturak,
evet yerde! hem boş hem yerde!
havada olan benim havada asılı olan!
ben varsam bir ağırlığım da olmalıydı halbuki benim
yanlış mı?
 
eksik buluyor musun hiç göremediğin yerlerini?
buluyorum ben
“nasılsın” diyorlar mesela
“iyidir” diyorum “ne olsun,aynı”
sonra diyorum ki kendime
“ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”

bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum
bi kere karşılaştık ya hatırlıyor musun ne kadar güzeldi
eski sevgililer neden arkadaş olamasın tadındaydı gerçi ama güzeldi
sen çok güzeldin
geceydi,evine kadar yürüdük
yoruldun çok
hafif kızardı yanakların
azıcık alkollüydün
özlemiş gibiydin üstelik beni
çok konuşmadın
bi kaç bir şey anlattın ki önemsemiyordun anlattıklarını
ama gözlerin parlıyordu,anlatabiliyor olmayı sevmiş gibiydin
 “nasılsın” dedin sonra birden
gerçekten “nasılsın” diyordun
“iyidir” dedim ben
“ne olsun,aynı” demedim
çok mutluydum çünkü
utanmasam ağlayacaktım

o kadar yakın mıydı senin evin çok çabuk varmadık mı?
çok mu hızlı yürüdük ki ben mi hızlı yürüttüm seni?
ve sen o apartmana ne zaman girdin de ne zaman söndü o ışık?
sonra ben dedim ki kendime
“ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”
utanmadım ağladım

nasılsın Su?mutlu musun?
büyüksün benden farkında mısın
havada olan benim havada asılı olan
artık debelenmiyorum ayna önünde iyi göründüğüm bi açı yakalayana kadar
kabullendim bile sayılır çirkinliğimi
temizlemiyorum odamı
heyecanla uyanmıyorum
“nasılsın” diyorlar mesela
“iyidir” diyorum
“ne olsun aynı”.

senin için yalnız bıraktım kendimi
fedakar aşık tadında değil yada aklanmaya çalışan yahuda tadında
öyle bıraktım işte elimde olmadan
hiçbir şey talep etmeden bıraktım
hatta bir ölü nasıl aklayamazsa kendisini
öyle
 
bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum dedim ya
terminalleri de unutmuyorum
sen giderken daha soğuk olurdu terminaller
ağlardın bazen,ben ağlamazdım
bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi susardım.
güçlü biri gibi susardım ki
yemin ederim kimsenin yanında senin yanında hissettiğim kadar güçsüz hissetmezdim kendimi
(bilmiyorum güçsüz mü doğru kelime aciz mi)
bu her zaman böyleydi
en çok terminallerde böyleyi bu
kıskançlık krizi oldu sonra böyleydi bu dediğimin adı
yemin ederim olsun istemedim ben kendi kendine oldu
depresyon oldu sonra
oldu işte bir şeyler
neticede ben unutmuyorum terminalleri ki
ne zaman gitsem o terminallere(sadece gitmek zorunda olduğum zamanlarda gidiyorum)
çatlaklar görüyorum yerlerde
büyük bir hüzün görüyorum o çatlaklardan havaya karışan
neden kimse görmüyor bunu da bir ben görüyorum?

ve Su,
bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi
yalnız bıraktım kendimi senin için
sıfır altı gün sıfır sekiz gece sustum önce
sonra “iyidir” dedim “ne olsun aynı”
ve bakıp aynada gittikçe çirkinleşen yüzüme
“ben” dedim “ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”
ve Su,
alıştım ben
alıştım..
        EA
 
 

OTOBİYO

 
seksenlerde çocuktum
doksanlarda çocuk
en küçük çocuk iki bin beşte
ikibin altıda ölü bulundum
                    EA
 
 
 
Photo 1 of 54
More albums (1)